Atfedilen Siyasi Düşünceye Dair İşkence Nedeniyle Nasıl Sığınma Hakkı Elde Edilir?

Kişinin belli bir politik görüşü savunduğu düşünülerek işkenceye uğradığı durumlarda nasıl sığınma talep edilir?

Yaşadığınız ülkede, belli bir politik görüşte olduğunuz düşünüldüğü için işkenceye uğradıysanız (veya uğrayacağınıza dair haklı nedenlere dayalı bir korkunuz varsa) Birleşik Devletler’de sığınma veya göçmen statüsü başvurusuna hak kazanabilirsiniz.

“Düşünüldüğü” kelimesindeki vurgu, insanların yalnızca gerçekten sahip olduğu politik görüşler nedeniyle değil, aynı zamanda işkenceye maruz bırakan kişiler tarafından yanlışlıkla veya başka bir sebepten atfedilen (veya “suçu atılan”) fikirler yüzünden de hedef gösterildikleri gerçeğinin altını çizmektedir.

Bu yazı, Politik Görüşlerin hangi yollarla atfedildiği ve böyle bir durumda işkencenin, sığınma başvurusu amacıyla nasıl kanıtlanabileceğine dair farklı yöntemlerden bahsetmektedir.

Politik Görüşler Nasıl Atfediliyor?

“Politik Görüş” insanların devlet, hükümet veya toplumlarını ilgilendiren konularda sahip olabileceği geniş bir tutumlar kategorisi olarak ifade edilmektedir. Bu tür tutumlar kasten, değişik biçimlerdeki şu türden davranışlarla sergilenebilir – oylama, parti üyeliği, sendika üyeliği, dava avukatlığı ve hatta toplumsal konular üzerine günlük yorumlar.

Kasten ifade edilmediği durumlarda ise Politik Görüşler yine de (doğru veya yanlış) insanların davranışlarından – veya ilişki ve karakter özelliklerinden çıkarsanabilir. Hatta, Politik Görüşler bazen yanlış olarak tesadüfi koşullardan çıkarsanır. Bu tür atfedilen Politik Görüşler, politik işkenceye temel oluşturabilir.

Davranışa Atfedilen Politik Görüş

Politik görüşler, kişilerin sözlü ve yazılı ifadelerine olduğu kadar müzik veya diğer sanat dalları gibi ifade formlarına dayanılarak da atfedilebilir. Bu tür ifadeler açıkça politikayla ilgili olmasa da başkaları tarafından politik olarak yorumlanabilirler. Örneğin: Her ikisi de eserlerinin yanlış yorumlandığını iddia etse dahi bir yazar, kitaplarından birinde ülkesinin liderlerini alegorik olarak eleştirmekle veya bir müzisyen komünist bir ülkede “burjuva” müziği icra etmekle suçlanabilir.

Hatta politik görüşler diğer türden, hiçbir şey ifade etmeyen davranışlar sergileyen insanlara bile atfedilebilir. Örneğin: Totaliter rejim altında bir hükümet görevlisi, sırf tuhaf davranışları ve yaşam tarzına dayanarak bir kişiyi hatalı olarak muhalif, hatta casus olmakla suçlayabilir.

İlişkili Kişilere Dayanarak Atfedilen Politik Görüş

Politik görüş, kişinin ilişkide bulunduğu (veya ilişkilendirildiği) insanlara, örneğin arkadaşlar, iş arkadaşları, komşular, aile üyeleri ve kişinin diğer sosyal gruplardan tanıdıkları veya sadece tanıdığı kişilere bakarak da atfedilebilir.

Örneğin: Bir iş adamı, eylemleri politik bir kaygı içermiyor olmasına rağmen politik bir aktivisti işe almakla suçlanabilir. Aynı şekilde, ülke hükümeti, daha önce hiçbir politik ortamda bulunmamış olmalarına rağmen muhalif bir üyenin çocuklarını hedef gösterebilir.

Kişisel Karaktere Dayanarak Atfedilen Politik Görüş

Benzer bir şekilde, politik görüşler kişinin kişisel özelliklerine veya geçmişine – ırk veya aslen nereli olduğuna dahi bakılarak da atfedilebilir. Örneğin: Bir ülkenin hükümeti, iç savaş durumunda, belli bir etnik kökene mensup kişilerin isyancı güçlerin sempatizanı olmasından şüphe edebilir, bu şüphe bazı bireysel davalarda asılsız olsa bile.

Tesadüfi Koşullara Dayanarak Atfedilen Politik Görüş

Son olarak, politik görüşler kişilere bazen sırf kazara atfedilebilir. Örneğin: Kimlikle ilgili hata yapıldığında, bir kişi sırf hükümetin hedefindeki kişiyle aynı adı taşıdığı için suçlanabilir.

Atfedilmiş Politik Görüşe Dayalı İşkence Nasıl Kanıtlanır?

İşkence” genel olarak kişinin kendi hükümeti veya hükümete mensup gruplar tarafından maruz bırakıldığı ve hükümetin kontrol etmekte gönülsüz veya güçsüz olduğu ciddi tehdit veya fiziksel, psikolojik eziyet ya da ekonomik zarara tekabül eder.

Atfedilen politik görüşe dayalı işkenceyi kanıtlamak için kişiye yapılan işkence ve işkence yapanın inançları ve anlayışı arasında nedensel bir ilişki olduğuna dair bir gösterge gereklidir. Bunu göstermek zor olabilir, özellikle de işkence edenler eylemlerinin ardındaki motivasyonlarını açık bir şekilde ifade etmediğinde.

Bu tür durumlarda, mağdur kişi kendi davasının, ülkelerinde benzer bir metod çizen ve bu türden işkence görmüş kişiIerinkiyle benzer nitelikte olduğunu göstermeye çalışmalıdır. Bunun için insan hakları organizasyonları ve hükümet ajansları – Birleşik Devletler Departmanı’nın İnsan Hakları Raporları gibi – kadar, haber yayın organlarına ait makalelerde de kanıt aranabilir.

ADS

Bilhassa, sığınma başvurusunda bulunan kişi geçmişte işkenceye uğramamış ancak bağlantıları veya kişisel özellileri nedeniyle kendisine atfedilecek bir politik görüş nedeniyle gelecekte işkenceye uğrayabileceğinden korkuyorsa, kendisi gibi başkalarının da geçmişte aynı sebepten hedef gösterildiğine dair örnek verebilmesi gerekir. Aksi takdirde, göçmenlik memurları ve hakimleri kişinin sığınma talebinin şüpheli olduğunu addedebilir.

 

Bir sığınma ve göçmenlik avukatından yardım alarak sığınma başvurunuzun başarı şansını önemli derecede yükseltebilirsiniz.