posted in: İltica, Uncategorized
İşkence ve Zulüme Uğramış Kişiler Nasıl İltica Başvurusu Yapar?

Atfedilen Siyasi Düşünceye Dair İşkence Nedeniyle Nasıl Sığınma Hakkı Elde Edilir?

Kişinin belli bir politik görüşü savunduğu düşünülerek işkenceye uğradığı durumlarda nasıl sığınma talep edilir?

Yaşadığınız ülkede, belli bir politik görüşte olduğunuz düşünüldüğü için işkenceye uğradıysanız (veya uğrayacağınıza dair haklı nedenlere dayalı bir korkunuz varsa) Birleşik Devletler’de sığınma veya göçmen statüsü başvurusuna hak kazanabilirsiniz.

“Düşünüldüğü” kelimesindeki vurgu, insanların yalnızca gerçekten sahip olduğu politik görüşler nedeniyle değil, aynı zamanda işkenceye maruz bırakan kişiler tarafından yanlışlıkla veya başka bir sebepten atfedilen (veya “suçu atılan”) fikirler yüzünden de hedef gösterildikleri gerçeğinin altını çizmektedir.

Bu yazı, Politik Görüşlerin hangi yollarla atfedildiği ve böyle bir durumda işkencenin, sığınma başvurusu amacıyla nasıl kanıtlanabileceğine dair farklı yöntemlerden bahsetmektedir.

Politik Görüşler Nasıl Atfediliyor?

“Politik Görüş” insanların devlet, hükümet veya toplumlarını ilgilendiren konularda sahip olabileceği geniş bir tutumlar kategorisi olarak ifade edilmektedir. Bu tür tutumlar kasten, değişik biçimlerdeki şu türden davranışlarla sergilenebilir – oylama, parti üyeliği, sendika üyeliği, dava avukatlığı ve hatta toplumsal konular üzerine günlük yorumlar.

Kasten ifade edilmediği durumlarda ise Politik Görüşler yine de (doğru veya yanlış) insanların davranışlarından – veya ilişki ve karakter özelliklerinden çıkarsanabilir. Hatta, Politik Görüşler bazen yanlış olarak tesadüfi koşullardan çıkarsanır. Bu tür atfedilen Politik Görüşler, politik işkenceye temel oluşturabilir.

Davranışa Atfedilen Politik Görüş

Politik görüşler, kişilerin sözlü ve yazılı ifadelerine olduğu kadar müzik veya diğer sanat dalları gibi ifade formlarına dayanılarak da atfedilebilir. Bu tür ifadeler açıkça politikayla ilgili olmasa da başkaları tarafından politik olarak yorumlanabilirler. Örneğin: Her ikisi de eserlerinin yanlış yorumlandığını iddia etse dahi bir yazar, kitaplarından birinde ülkesinin liderlerini alegorik olarak eleştirmekle veya bir müzisyen komünist bir ülkede “burjuva” müziği icra etmekle suçlanabilir.

Hatta politik görüşler diğer türden, hiçbir şey ifade etmeyen davranışlar sergileyen insanlara bile atfedilebilir. Örneğin: Totaliter rejim altında bir hükümet görevlisi, sırf tuhaf davranışları ve yaşam tarzına dayanarak bir kişiyi hatalı olarak muhalif, hatta casus olmakla suçlayabilir.

İlişkili Kişilere Dayanarak Atfedilen Politik Görüş

Politik görüş, kişinin ilişkide bulunduğu (veya ilişkilendirildiği) insanlara, örneğin arkadaşlar, iş arkadaşları, komşular, aile üyeleri ve kişinin diğer sosyal gruplardan tanıdıkları veya sadece tanıdığı kişilere bakarak da atfedilebilir.

Örneğin: Bir iş adamı, eylemleri politik bir kaygı içermiyor olmasına rağmen politik bir aktivisti işe almakla suçlanabilir. Aynı şekilde, ülke hükümeti, daha önce hiçbir politik ortamda bulunmamış olmalarına rağmen muhalif bir üyenin çocuklarını hedef gösterebilir.

Kişisel Karaktere Dayanarak Atfedilen Politik Görüş

Benzer bir şekilde, politik görüşler kişinin kişisel özelliklerine veya geçmişine – ırk veya aslen nereli olduğuna dahi bakılarak da atfedilebilir. Örneğin: Bir ülkenin hükümeti, iç savaş durumunda, belli bir etnik kökene mensup kişilerin isyancı güçlerin sempatizanı olmasından şüphe edebilir, bu şüphe bazı bireysel davalarda asılsız olsa bile.

Tesadüfi Koşullara Dayanarak Atfedilen Politik Görüş

Son olarak, politik görüşler kişilere bazen sırf kazara atfedilebilir. Örneğin: Kimlikle ilgili hata yapıldığında, bir kişi sırf hükümetin hedefindeki kişiyle aynı adı taşıdığı için suçlanabilir.

Atfedilmiş Politik Görüşe Dayalı İşkence Nasıl Kanıtlanır?

İşkence” genel olarak kişinin kendi hükümeti veya hükümete mensup gruplar tarafından maruz bırakıldığı ve hükümetin kontrol etmekte gönülsüz veya güçsüz olduğu ciddi tehdit veya fiziksel, psikolojik eziyet ya da ekonomik zarara tekabül eder.

Atfedilen politik görüşe dayalı işkenceyi kanıtlamak için kişiye yapılan işkence ve işkence yapanın inançları ve anlayışı arasında nedensel bir ilişki olduğuna dair bir gösterge gereklidir. Bunu göstermek zor olabilir, özellikle de işkence edenler eylemlerinin ardındaki motivasyonlarını açık bir şekilde ifade etmediğinde.

Bu tür durumlarda, mağdur kişi kendi davasının, ülkelerinde benzer bir metod çizen ve bu türden işkence görmüş kişiIerinkiyle benzer nitelikte olduğunu göstermeye çalışmalıdır. Bunun için insan hakları organizasyonları ve hükümet ajansları – Birleşik Devletler Departmanı’nın İnsan Hakları Raporları gibi – kadar, haber yayın organlarına ait makalelerde de kanıt aranabilir.

ADS

Bilhassa, sığınma başvurusunda bulunan kişi geçmişte işkenceye uğramamış ancak bağlantıları veya kişisel özellileri nedeniyle kendisine atfedilecek bir politik görüş nedeniyle gelecekte işkenceye uğrayabileceğinden korkuyorsa, kendisi gibi başkalarının da geçmişte aynı sebepten hedef gösterildiğine dair örnek verebilmesi gerekir. Aksi takdirde, göçmenlik memurları ve hakimleri kişinin sığınma talebinin şüpheli olduğunu addedebilir.

 

Bir sığınma ve göçmenlik avukatından yardım alarak sığınma başvurunuzun başarı şansını önemli derecede yükseltebilirsiniz.

posted in: İltica
Sığınma davalarını hangi ülkeler kazanıyor?

Her vaka diğerinden farklıdır ancak sığınma davalarını hangi ülkelerin kazandığı sorulduğunda müvekkillerimize Rusya’nın aşağıdaki ülkelere göre daha az kazandığını söylüyoruz:

 

  • Ukrayna
  • Kazakistan
  • Kırgızistan
  • Pakistan
  • Tacikistan
  • Özbekistan
  • Türkmenistan

 

Yukarıdaki listede adı geçen ülkelerde yolsuzluk hüküm sürmektedir ve bu ülkelerde vatandaşlarına karşı gözaltına alma, hükümet gücünü kötüye kullanma ve tehdit gibi sayısız uygulama bulunmaktadır.

Ayrıca “Türk asıllı kişilerin ABD’de sığınma talep etmeleri iyi bir fikir mi?” sorusunu da sık alıyoruz. Son iki yıl içinde, Türkiye’de halkın politik inançları üzerinde ciddi anlamda hükümet baskısı bulunduğu için Birleşik Devletler’e sığınma talebi arttı. Hükümet aynı zamanda Kürtler gibi etnik gruplara ve çoğunlukla Gülen ile ilişkilendirildikleri için de dini gruplara rahat vermemektedir. Politik düşmanların hükümet tarafından yaygın olarak hapse mahkum edilmesi Türk vatandaşlarının sığınma başvurularını ve Birleşik Devletler’deki sığınma kabullerini de artırmıştır. Erdoğan rejiminin Türk vatandaşları üzerindeki baskısı nedeniyle Türk sığınma başvuruları artmış durumdadır.

Hükümetleri yozlaşma ve zorbalıkla bilindiğinden, yukarıda adı geçen ülkelerdeki sığınma davaları, sığınma kazanma ihtimalini artırmıştır. Her halukarda, sığınma başvurusunda bulunan kişilerin kendi hükümetleriyle neden sorun yaşadıklarını ve hükümetlerinin kendilerini hedef gösterebileceği ne tür eylemler içinde bulunduklarını açıkça belirtebilmeleri gerekmektedir.

posted in: İltica
ILTICA. BEYANINIZI NASIL YAZARSINIZ?

Beyanname nedir?

Beyanname iltica, tehcir, ve işkenceye karşı konvansiyon davalarınızda ekleme hakkınız olan ve eklemeniz tavsiye edilen bir yazıdır. Başvuru formunda ülkenize dönmekten neden korktuğunuzla ilgili sorular bulunsa bile, beyanınız sizin tüm hikayenizi anlatmanız için bir olanaktır. Yazılı beyanınızda ülkenizde tam olarak ne yaşadığınızı ve neden geri dönmekten korktuğunuzu herhangi bir engel olmadan tam anlamıyla açıklayabilirsiniz. Burada amaç hakime kendinizi iyi ifade edebilmek, böylelikle kendisi sizin Amerika Birleşik Devletleri’nde koruma hakkı kazanıp kazanmayacağınızla ilgili doğru kararı verecektir.

İyi Bir Yazılı Beyanname:

  • Detaylı yazılmıştır ve hakimin hikayenizi anlayabilmesi anlamında iyi bir tablo çizer
  • İyi organize edilmiştir ve anlaşılması kolaydır
  • İltica, tehcir, veya işkenceye karşı konvansiyon kategorilerine yasal olarak uygun olduğunuzu gösterir
  • Emin olduğunuz gerçekleri yansıtır, böylece beyanınızda belirttiklerinizle mahkemede söyledikleriniz arasında çatışma yaşanmaz

Yazılı beyanınızın son kısmında ülkenize döndüğünüz takdirde zulme uğrayacağınız, kötü muameleye maruz kalacağınız, işkenceye maruz kalacağınız, veya öldürüleceğinizi belirtmelisiniz (durumunuz hangisine uyuyor ise ona uygun olanı seçmeniz gerekir). Beyanınızı bitirdikten sonra, söylediğiniz herşeyin doğru olduğuna dair yemin etmek zorundasınız. Bunun için noterden tasdiklettirmenize gerek yoktur.

Yazılı beyanınıza ne eklemelisiniz?

Beyanınız aslında hikayenizin detaylandırılmış halidir. Yaşadığınız belli olayların detaylı şekilde yazılması gerekilir. Burada size düşen görev hakimin neden ülkenize dönmekten korktuğunuzu anlamasını sağlamaktır. Sözleriniz Hakim için bir tablo çizmelidir. Yazdıklarınız sayesinde Hakim acı çektiğinizi, korktuğunuzu veya şiddete maruz kaldığınızı gözünde canlandırabiliyor olmalı. Bir Bildiri yazarken mümkün olduğunca detaylı ve spesifik olmanız gerekir. Açıklayıcı kelimeler kullanmaya çalışın.

Yazılı beyanınız hayatımızın öyküsünü anlatan bir kitap ya da film gibi olmalıdır. Bir kitap veya filmde görüldüğü gibi, başlangıçta ne zaman ve nerede doğduğunuzdan bahsetmeniz gerekir. Bundan sonra, hikaye mantıklı bir düzende devam eder ve hayatınızdaki önemli olaylardan diğerine geçtiğiniz deneyimleri gösterir. Günümüze devam etmelidir.

Tüm hayatınız hakkında konuşmanız gerekiyor, ancak en önemli olayları seçip detaylı bir şekilde tarif etmeniz oldukça önemli. Hikayenizi okuyacak olan hakim sizin hakkınızda hiçbir şey bilmiyor ve muhtemelen hiç ülkenize gitmemiş ve ülkeniz hakkında pek az şey biliyor ya da bilmiyor. Yaşamınızdaki önemli bir olayı tarif ettiğinizde – örneğin tehdit edildiğiniz, gözaltında tutulduğunuz, işkence uğradığınız, yaralandığınız veya birilerinden korktuğunuz zamanları siz nasıl yaşayıp, hissedip, görüyorsanız hakimin de aynı şekilde yaşadıklarınızı hissetmesi gerekir.

Örneğin, dağda bulunan küçük bir köyde yaşadığınızı ve köyde çok büyük kavgalar yaşandığını varsayalım. Bir gece bir grup insan geldi. Evlere girdiler ve bütün insanlara çıkmalarını emrettiler. İnsanlara kötü muamele gösterdiler ve bütün insanlara kendilerine katılmalarını, aksi takdirde geri döndüklerinde herkesi öldüreceklerini söylediler.

Bu olayı beyanınızda tanımlamadan önce, köyünüz ve bu sorunun nasıl başladığını hakkında konuşmalısınız. Bu kavgalarda kimler yer aldı? Ne hakkında? Bu olaydan önce köyünüz nasıl etkiledi? Sizi nasıl etkiledi? Akrabalarınızı etkiledi mi? Komşularınızı etkiledi mi? Hangi aile bireyleriniz etkilendi ve nasıl etkilendiler?

Siz olay hakkında konuştuğunuzda herşeyi detaylı şekilde anlatmalısınız:

  • Olay ne zaman oldu?
  • Saat kaçta gerçekleşti?
  • Bahsettiğiniz adamlar geldiğinde siz neredeydiniz?
  • Adamların üzerinde ne vardı?
  • Kaç kişiydiler?
  • Üzerlerinde silah var mıydı?
  • Ne gibi silahları vardı?
  • Kimdiler? Asker mi, çete mi?
  • Kim olduklarını nereden biliyorsunuz?
  • Tam olarak ne söylediler?
  • İnsanlara nasıl kötü muamelede bulundular?
  • Sizi tehdit ettiler mi?
  • Ne gibi tehditlerde bulundular?
  • Size dokundular mı veya sizinle, akrabalarınızla, komşularınızla konuştular mı? Nasıl?
  • Olay ne kadar sürdü?
  • Daha sonrasında neler gerçekleşti?
  • Bu olay sizi ve köydeki diğer insanları nasıl etkiledi?

Gördüğünüz, yaşadığınız, ve hissettiğiniz herşeyi yazın.

Beyanname nasıl görünmeli?

Beyanınızı bilgisayarda veya el yazısıyla ayrı bir kağıda yazabilirsiniz. Beyanname iki sayfa da olabilir, 10 sayfa da olabilir. Önemli bilgileri aktardığı takdirde uzunluğunun önemi yoktur. Unutmayın ki boş kağıtlara yazı yazdığınızda mutlaka kağıtlarda isminiz, sayfa numarası, tarih, ve imzanız her sayfada olmalıdır. En üste “Beyanname” diye başlık atmayı unutmayın.

Başvuru formunun sonunda bulunan soruları beyanımı kullanarak nasıl cevaplayabilirim?

Başvuru formunun C kısmında bulunan soruları cevaplarken her bir soruya bir kaç cümle cevap verdikten sonra, “lütfen ekteki beyana bakın” diye belirtebilirsiniz. Böylece tüm soruları tek bir beyanda cevaplamış olursunuz. C kısmında bulunan tüm soruları beyanınızda cevapladığınızdan emin olunuz.

Yazılı beyanımı hazırlamak için daha fazla bilgiyi nereden bulabilirim?

“İLTİCAYA VE TEHCİRE NASIL BAŞVURU YAPILIR?” adlı paketi kütüphanede bulabilir ve okuyabilirsiniz. Özellikle 25, 26, 27inci sayfalara göz atın.

Eğer İltica (Sığınma) ve Tehcir (Sınırdışı Edilmeme) için başvuruda bulunuyorsanız:

Sığınma ve Tehcirin amacı, siyasi görüş, ırk, milliyet, din veya toplumsal grup nedenleriyle tehdit altında olan kişileri korumaktır. Gördüğünüz zararın hükümet tarafından olduğunu veya hükümet tarafından kontrol edilemeyen ya da edilmeyen gruplar tarafından gerçekleştiğini belirtmek zorundasınız. Beyanınızı yazarken, kimin size zarar vereceğini ve nedenini anlatmanız gerektiğini unutmayın.

Örneğin, eğer silahlı ve asker kılığında adamlar size fiziksel şiddet gösterdiyse sizin siyasi görüşünüzden kaynaklı olması büyük bir olasılıktır. Eğer adamların uniforma giydiğinden bahsetmezseniz veya nasıl asker olduklarını anladığınızı açıklamazsanız, hakim fiziksel şiddetin sadece sıradan suçlular tarafından gösteridiğine ve zülmle yada siyasi görüşle bağlantısı olmadığına karar verebilir. Aynı zamanda bu tarz insanların dikkatini üzerinizde toplayacak ne yaptığınızı yada söylediğinizi tam anlamıyla anlatmanız gerekir. Örneğin, eğer hükümete karşı gelen bir grupta yer aldıysanız, katıldığınız eylemlerin detaylarını açıklamanız oldukça önemlidir. Aynı zamanda hukümet bu gruba karşıysa ve bu da biliniyorsa, bunun nasıl bilindiğini anlatmanız da önemlidir. Buna ek olarak, devletten birinin sizin bu grupta yer aldığınızı nasıl bildiğini veya öğrenme ihtimalinin nasıl olduğunu açıklamanız gerekir. Bu detaylar olmadan, hakim korktuğunuz zulmün bahsettiğiniz olaylarla bağlantısı olmadığına karar verebilir ve davanızı kaybedebilirsiniz.

Beyanınızı yazarken aşağıdaki sorulara cevap vermeye çalışın:

Sizin veya size benzer insanların geçmişte yaşadıkları olaylar nelerdir? Lütfen detaylı ve spesifik cevalar verin.

  • Geçmişte neden zulme uğradınız veya neden gelecekte zulme uğramaktan korkuyorsunuz? Neyden ötürü zulüm yaşadınız? Irkınız, dininiz, milliyetiniz, herhangi bir sosyal gruba olan üyeliğiniz, veya siyasi görüşünüzden kaynaklı bir zulüm mu yaşadınız?
  • Nasıl ve ne zaman tehdit edildiniz, zulme uğradınız veya işkenceye maruz kaldınız? Özellikle sizin başınızdan neler geçti?
  • Size tam olarak kim bunları yaşattı? Devlete veya başka bir gruba üye kişiler miydi? Kim olduklarını nasıl anladınız (uniforma mı giyiyorlardı, kendilerini tanıttılar mı, size bir şey söyledilerse neydi)?
  • Ülkenize dönmekten neden korkuyorsunuz? Gelecekte nasıl bir tehdit veya zulümle karşı karşıyasınız? Nereden biliyorsunuz? Spesifik olmayı unutmayın!

Eğer İşkenceye Karşı Konvansiyona Başvuruyorsanız:

İşkenceye karşı konvansiyonun amacı devletten birisinin kendine işkence edeceği veya devletin izniyle işkence görmekten korkan insanları korumaktır. İşkencenin anlamı birinin sizin canınızı bilerek yakması veya size ciddi anlamda zulüm etmesidir. Fiziksel, mental, veya genel zulmü kapsayabilir. İşkenceye tecavüz, elektrik şoku, fiziksel şiddet, veya ölüm tehditi gibi ciddi tehditler de dahildir. Beyanınızı yazarken kimlerin size işkence etmesinden korktuğunuzu, nasıl ve neden size işkence edeceklerini açıklamak zorundasınız.

Yaşadığım zulmü veya maruz kaldığım işkenceyi nasıl açıklayabilirim?

Eğer zulüm gördüyseniz, işkenceye maruz kaldıysanız veya tehdit edildiyseniz bunlarla ilgili tüm detayları yazmanız oldukça önemlidir. Bunu yapmak oldukça zor olabilir, fakat hakimin ülkenize döndüğünüz takdirde yaşamaktan korktuğunuz şeyin tam olarak ne olduğunu anlamasında yardımcı olacaktır. Örneğin, eğer işkenceye maruz kaldıysanız, “Üç gün boyunca tutuldum ve beni dövdüler” yazmak yerine, şu detayları eklemeye çalışın: Ne kadar süre boyunca şiddete veya işkenceye maruz kaldınız? Kaç kere? Nerede? Ne zaman? Size işkence eden kişi size neler söyledi? Neler hissettiniz?

Bütün yaşadıklarınızı bu detaylarla açıklayın – bazı olaylar işkence kadar ağır olmasa bile detay eklemelisiniz. “Normal” olarak gördüğünüz olayları bile detaylı açıklamalısınız, örneğin, devamlı korku içinde yaşadığınızı, tutuklanmamak için başka yerlerde kaldığınızı, ülkeyi terketmekle ilgili konuşmalar yaptığınızı, aile veya arkadaşlarınızdan ölen veya kaybolan olduğunda neler hissettiğinizi yazmanız hakimin neden ülkenize dönmeyi istemediğinizi anlamanıza yardımcı olur.

Beyanınızı yazarken şu soruları cevaplamaya çalışın:

  • Nerede ve nasıl işkenceye uğradınız? Fiziksel miydi yoksa mental mi? Size zulüm yaşattı mı yada amaç size zulmetmek miydi?
  • Kim size işkence etti? Devlet çalışanı mıydı yada devletin izniyle hareket ettiğini söyleyen birisi miydi?
  • Size işkence eden kişinin kim olduğunu nasıl bildiniz?
  • Ülkenize dönmekten neden
  • şuanda korkuyorsunuz? Gelecekte işkenceye maruz kalacağınıza dair tehditler var mı? Varsa nereden biliyorsunuz?
posted in: Göçmen mahkemesi, Göçmenlik Basvuru Sureci, Göçmenlik Haberleri, İltica
Göçmenlik Mahkemesinde İltica Davasını Hızlandırma

İltica davalarının mahkemelerini hızlandırmak kolay bir şey değil. Sağlık sorunları veya aileden ayrı düşmek davayı hızlandırmak için iyi sebeplerdir.

Göçmenlik mahkemesinde iltica davalarını hızlandırmak iltica ofislerinde hızlandırmak kadar kolay değildir. Hızlandırma işlemi için farklı opsiyonlar vardır, hangisini seçeceğiniz sizin davanıza göre belli olur. Davanızın hızlandırılması için bir iltica avukatına danışmanızda çok büyük yarar vardır. Bir araştırmaya göre, iltica avukatının desteği olmadan ilticaya başvuran adayların davalarının yüzde 91’i reddedilmiştir. İltica davanızı hızlandırmak ve kazanmak için bir iltica avukatıyla çalışmanızda yarar vardır.

İltica davalarını hızlandırmak için farklı yollardan bahsetmeden önce size biraz ön bilgi verelim. İltica yargıçı yabancı uyruklu kişi için önce bir Gerçeklik Duruşması düzenler. Bu duruşma aynı zamanda bağımsızlık duruşması olarak da geçer. Bu duruşmada yabancı uyruklu ilticaya başvurmuş kişi kendi davasını yargıça sunar. Yabancı uyruklu kişi mahkeme tarafından dinlendikten sonra ilticaya hak kazanır veya Amerika Birleşik Devletleri’nden çıkarılmasına karar verilir.

Eğer mahkeme tarafından çağrıldıysanız fakat henüz iltica mahkeme tarihiniz belirlenmediyse: Bazı durumlarda yabancı uyruklu kişi mahkemeye çağrıldığının evrağını alır, fakat iltica davasının tarihi için uzun aylar beklemek durumunda kalır. Böyle durumlarda genelde gecikmenin sebebi mahkeme için çağırıları hazırlayan ve bunları mahkemelere gönderen devletten kaynaklanır. Göçmenlik mahkemesi her bir dava için size bir numara temin eder. Göçmenlik mahkemesinin otomatik sistemini arayarak size verilen numarayla mahkeme tarihinizin belirlenip belirlenmediğinin kontrolünü yapabilirsiniz. Göçmenlik mahkemesinin numarası: 1-800-898-7180. Size verilen opsiyonları takip ederek dokuz haneli yabancı uyruk numaranızı girebilirsiniz (bu numaraya aynı zamanda A numarası da denir). Sistem size davanız için bir tarih verilip verilmediğini ve bir sonraki duruşmanın ne zaman olacağını söyler.

Eğer sistem A numaranızın bulunamadığını söylerse, bu muhtemelen duruşma çağrınızın mahkemeye iletilmediği anlamına gelir.

Eğer iltica davanızın tarihi belirlendiyse: Bazen iltica duruşmaları aylar sonraya, hatta yıllar sonraya bile verilebiliyor. Eğer davanızın tarihi ve davanıza bakan yargıçın kim olduğu belliyse, hızlandırma aşaması için birkaç opsiyonunuz vardır.

Öncelikle davanızı hızlandırmak için talepte bulunabilirsiniz. İltica yargıçı davayı hızlandırmayı kabul edebilir ve size daha yakın bir mahkeme tarihi verebilir, bu karar tamamen yargıça aittir.

İlk iltica duruşmanızda, yeminli ifadenizi ve tüm destekleyici evrakları sunabilirsiniz.

İkinci olarak, iltica avukatınız mahkeme günü devlet avukatıyla görüşerek davanızdaki sorunların azaltılarak sunulup sunulmayacağını konuşabilir.

Üçüncü olarak, eğer iltica davanızı hızlandırmak için bir sebebiniz varsa, iltica avukatınız gerekli delilleri sunarak daha erken bir mahkeme tarihi almanız için size yardımcı olabilir. Belki yargıç hemen o anda bir mahkeme tarihi veremez, fakat en azından durumunuzun kritikliğini aklında tutarak açılan bir boşluk olursa sizi o tarihe alabilir.

İltica Davanızı Hızlandırmak

Dikkat Edilecek Unsurlar: Lütfen iltica mahkemesinin gerçekten çok karışık bir sistemi olduğunu unutmayınız. Yargıçlar bir varlar bir yoklar. Öncelikler değişiklik gösterebiliyor, bu nedenle de iltica mahkemeleri bazen ileri tarihlere atılabiliyor. Hiçbir talepte bulunmasanız bile, çok ilerideki bir mahkeme tarihiniz önceye alınabilir veya yakındaki bir duruşmanızın tarihi ileri bir tarihe ertelenebilir.

Bununla birlikte, parmak izlerinizin tarihinin geçerli olduğundan mutlaka emin olunuz. Eğer parmak izlerinizin tarihi geçmişse, duruşmaya gelip hakkınızda gerekli araştırmalar yapılmaması sebebiyle duruşmaya giremeden geri dönebilirsiniz.

Son olarak, asla vazgeçmeyin. İltica yargıçları da insanlar. Eğer iltica davanızı hızlandırmak için gerekli sebepler görürlerse, çoğu size yardım etmek için uğraşırlar. İltica avukatınız durumunuzu yargıça açıklayabilir ve daha erken bir tarihe duruşmanızı aldırmakta yardımcı olabilir.

Andrew P Johnson son yirmi yıldır binlerce iltica davasına bakmıştır. Müvekkillerimize ilk görüşmede ücretsiz danışmanlık vermekteyiz. Bize aynı zamanda e-mailimiz üzerinden de ulaşabilirsiniz. E-mail: info@lawapj.com

posted in: Göçmen mahkemesi, Göçmenlik Basvuru Sureci, Göçmenlik Haberleri, İltica, Uncategorized
İltica ve Sınır Dışı Edilmeyi Durdurmak ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

S: İltica mülakatında mahkeme bana çevirmen tedarik eder mi?

C: Hayır. Eğer İngilizceyi akıcı olarak konuşamıyorsanız, 18 yaş üstü, avukatınız veya tanığınız olmayan bir bireyi çevirmen olarak mülakata getirmeniz gerekmektedir. Bu durumda mülakata çevirmen getirmediğiniz sürece mülakata gelmemiş kabul edilirsiniz.

 

S: İltica davam iltica memuru tarafından olumlu olarak sonuçlanırsa ne olur?

C:Eğer iltica davanız iltica memuru tarafından onaylanır ve ABD sınırları içerisinde bir sene kalırsanız oturum için başvuru yapabilirsiniz.

 

S: Kaçak olarak buradaysam ilticaya başvuru yapabilir miyim?

C:Evet, tek şart Amerika Birleşik Devletlerinde bulunmanızdır. Kaçak olarak ülkede kalan kişi iltica yoluyla legal statüye geçebilir. Tek problem iltica başvurusunun reddedilmesi durumunda yabancı uyruklu kişinin sınır dışı edilme sürecinin başlamasıdır.

 

S: Eğer legal statüyle buradaysam ilticaya başvuru yapabilir miyim?

C: Evet, Amerika Birleşik Devletlerinde bulunan her birey ilticaya başvuru yapabilir. Eğer iltica başvurusu onaylanırsa yabancı uyruklu kişi burada legal olarak sığınmacı statüsü kazanır. Eğer iltica başvurusu reddedilirse, yabancı uyruklu kişi hangi legal statüde ise o statüyü geri alır. DİKKAT, eğer kişinin legal statüsü iltica mülakatına kadar zaman aşımına uğrarsa, iltica mülakatını yapan yetkili tarafından iltica hakkı verilmediği sürece kişinin sınır dışı edilme işlemleri başlar.

S: İltica başvurusu için ne gibi bilgiler gerekmektedir?

C: İltica başvurusunun kendisi dışında, iltica mektubunuzun yanı sıra başvurudan iki yıl sonrasında gerçekleşecek mülakat için gerekli delilleri sunmanız gerekmektedir. Bazı davalar çok fazla delil gerektirmez, bazılarında ise daha fazla delil sunmak gerekebilir. Tecrübeli bir iltica ve göçmenlik avukatıyla iletişime geçerek iltica başvurusuna göre ne kadar ve ne gibi deliller gerektiğini öğrenmenizi tavsiye ederiz.

S: İltica başvurusu yaptıktan sonra ülke sınırları dışına çıkabilir miyim?

C: Hayır. Amerika Birleşik Devletleri sınırları dışına çıkan müracaat sahibi iltica davasından veya sınır dışı edilmeyi engelleme davasından vazgeçmiş olarak varsayılır.

S: Sınır dışı edilmeyi engellemek için neden başvuru yapılır?

C: İltica etme sürecinde sınır dışı edilmeyi engellemek için başvuru yapmak sizi rahatlatacak alternatif bir seçenektir. Herkes ilticaya başvurmayı tercih eder, fakat iltica sürecinde sınır dışı edilmeyi engellemekte olmayan bir çok engel vardır (bir sene içinde başvuru yapma zorunluluğu gibi).

S: İlticaya başvurabilmek için geçmişte tecrübe ettiğim zulüm ve işkenceleri ispat etmek zorunda mıyım?

C: Hayır. İlticaya başvurabilmek için ispat etmeniz gereken tek şey ülkenize geri döndüğünüz takdirde zulme maruz kalmaktan korkmanız için iyi bir neden veya nedenlerdir. Eğer ülkenizde veya en son ikamet ettiğiniz ülkede zulme maruz kalan bir grubun üyesi iseniz, gelecekte aynı zulme maruz kalacağınızın endişesi ve korkusu ilticaya başvurmanızı uygun kılabilir.

S: Eğer sınır dışı edilme işlemlerim başladıysa başvuru yapabilir miyim?

C: Evet. Kişinin diğer şartlarda ülkeyi terk etmesi zorunlu kılınmış olsa bile, iltica ve sınır dışı edilmeyi engelleme ülkeden çıkarılma işlemini durdurabilir (örneğin legal statünüz zaman aşımına uğradıysa). İlticaya veya sınır dışı edilmeyi engellemeye başvurduğunuzda, mahkeme başvurunuzun uygun olup olmadığını değerlendirir. Eğer mahkeme lehinize karar verirse, zulüm görebileceğinizi düşündüğünüz ülkeye geri gönderilmezsiniz.

posted in: Göçmen mahkemesi, Göçmenlik Basvuru Sureci, İltica
New York Mahkemesinde İltica Davası Kazanma Konusunda

Amerika Birleşik Devletleri’nde iltica davalarının olumlu sonuçlanma yüzdesinin en yüksek olduğu mahkemeler New York göçmenlik mahkemeleridir.

Atlanta hızla Amerika’nın en zor göçmenlik mahkemesi olma yolunda ilerliyor. Ülkenin dört bir yanında Türkiye, Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan, Ukrayna, Beyaz Rusya, ve Rusya’dan birçok şahıs iltica davalarıyla ilgilenen Birleşik Devletler’e ait mahkemelere başvurarak ülkelerinde yaşadıkları bazen aile içi şiddet, bazen de siyasi şiddet ve hayati tehlike atlattıkları hikayeleri anlatmaktadır. Fakat ilticaya başvurmak için herkes genel şartlara uygun olmayabilir. Bunun sebebi ilticaya başvurmanın alışagelmiş nedeninin zulüm görmek olmasıdır.

New York’ta İltica Davalarını Kazanmak

New York’taki iltica mahkemelerine başvuran kişilerin iltica davalarını kazanmaları ülkedeki diğer kesimlerin yürüttüğü mahkemelere kıyasla en yüksek orandadır.

İltica davalarının mahkemeden mahkemeye kazanılma ihtimalleri

2014’te Orta Amerika’dan göç ederek ABD iltica mahkemelerine başvuran kişilerin oranı ciddi bir yükselişe geçmiştir. En çok iltica için onay veren mahkemelerin oranları aralarında değişkenlik göstermektedir.

Son beş yıl içerisinde iltica onayı – devlet datalarına göre ülke oranı olarak yüzde 48’dir- New York’ta yüzde 76’dan yüzde 84’e yükselmiştir. Bu yükseliş iltica davalarına karşı daha bonkör bir tutumun sergilendiğini yansıtmaktadır.

Fakat Atlanta’da bu oran yüzde 23’den yüzde 2’ye düşmüştür. Bunun sonucunda, Güney bölgesinde bulunan en büyük şehir Atlanta’da ilticaya başvuran adaylar neredeyse geçilmesi imkansız olan yasal bir duvarla karşı karşıya gelmektedir.

İltica oranlarında gözlemlenen bu eşitsizlikler aslında mahkemeler arası değişkenliklerin ne boyutta olduğunu bizlere göstermektedir. 2015’te Orta Amerikalıların iltica taleplerinin reddedilme oranı onaylanmasından neredeyse dört kat daha yüksekti. Meksikalıların iltica davalarını kaybetme oranları ise Orta Amerikalılardan bile daha yüksekti. Türkiye, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan, Ukrayna, Beyaz Rusya, ve Rusya gibi ülkelerden başvuran adaylar neredeyse her zaman ilticaya başvurmak için yeterli kriterlere sahiptiler. Bu ülkelerden başvuru yapan şahısların ilticayı kazanma oranları diğer ülkelere kıyasla çok daha yüksekti. Bu ülkelerden gelerek ilticaya başvuran kişilerin başvurma sebepleri çoğunlukla ilticaya uygundu; devletten kaynaklanan siyasi problemler, aile içi şiddet, erkek arkadaş veya eşten görülen şiddet, veya gey ve lezbiyen olmaları. Maalesef, iltica mahkemesinin konum olarak nerede olduğu ilticaya başvuran adayın.

posted in: İltica
İltica Mülakat Süreci Nasıl Hızlandırılır?

Bugünlerde olumlu bir iltica davası için bekleme süreci iki ve üç yıl arasındadır.

Bazı kişiler için ilticada bekleme süreci kimilerine göre daha sıkıntılıdır. Örneğin, eğer eşiniz ve çocuklarınız Amerika Birleşik Devletleri’nin dışında ise, özellikle güvensiz veya sağlıksız koşullar altında bekliyorlar ise, bekleme süreci dayanılmaz hale gelebilir. Ailelerinden ayrı kalmaya dayanamadıkları için iltica davalarından vazgeçen insanların sayısı giderek artmaktadır. Sorun iltica davalarının sürecinin uzun olması değil, zamanlamanın uygun olmamasıdır. İltica mülakatı belki bir buçuk yıl içerisinde belki de üç yıl içerisinde gelecektir. Belki iltica kararı mülakattan hemen sonrasında gelecektir; belki de aylar veya yıllar sürecektir. Bu bilinmez süreç iltica davanızın sonucu beklemeyi daha zor hale getirebilir.

Fakat ya davanızın sürecini hızlandırmak istiyorsanız? İltica ofisinin iltica başvurunuzun değerlendirmesini öne çekmesi için şansınızı nasıl yükseltebilirsiniz?

Öncelikle, süreci hızlandırmayı talep etmeden önce davanızı tamamlamanız gerekmektedir. İfadenizin tamamlanmış ve tüm ispatların organize edilip gerektiği taktirde İngilizceye çevrilmesi gerekilmektedir. Genel olarak, iltica davanızın sürecini hızlandırmanız mülakata hazır olmadan girmenize sebep olacak ise hızlandırma talep etmenizin bir anlamı olmaz çünkü davanızı kaybetmeyi riske almış olursunuz. Bu yüzden süreci hızlandırmak için başvuru yapmadan önce dosyanızın davaya hazır olduğundan emin olmanız gerekmektedir.

İkinci olarak, iltica başvurunuzu hızlandırmak için iyi bir nedeniniz olması gerekmektedir. Unutmayın, davanızın yüzlerce, belki de binlerce sizin gibi iltica davalarının sonucunu bekleyen kişilerden önce değerlendirilmesini talep ediyor olacaksınız. Peki iltica ofisi neden sizin bunu yapmanıza izin verecek? Genel olarak sunulan bir neden başvuru sahibinin sağlık probleminin olmasıdır (fiziksel veya ruhsal). Eğer sebebiniz bu ise, doktorunuzdan bir rapor almanız gerekmektedir. Bununla birlikte, iltica davanızın daha önce sonuçlanmasının sağlığınızda oluşturacağı olumlu etkiyi açıklayan bir yazılı ifade sunmanız gerekmektedir.

İltica başvurusunun hızlanmasını talep etmenin en geçerli nedeni aile bireylerinden ayrı kalmaktır, özellikle bahsi geçen aile bireyleri hayatlarını zor ve tehlikeli şartlarda devam ettirmeye çalışıyorsa. Eğer ilticaya başvuran kişi davasını kazanır ise, eşini ve yetişkin olmayan bekar çocuklarını Amerika Birleşik Devletleri’ne getirebilir. Birçok insan Amerika Birleşik Devletleri’ne gelerek kendileri için değil, aile bireylerinin güvenliği için ilticaya başvurmaktadır. Amerika vizesi almak çok zor olduğu için, aile bireylerini geride bırakan kişilerin ilticaya başvurması yaygın olan bir durumdur. Bunu yapmalarının sebebi geride kalan aile bireylerini Amerika’ya getirme umududur. Bu durumda iltica davalarının sonuçlanmasını beklemek oldukça zor bir durumdur. İltica davalarının kabul görmesini bekleyen kişiler arasında birçok kez çocuklarının kendi ülkelerinde problemler yaşadıklarını, aile bireylerinin saklanmak zorunda kaldıklarını, çocuklarının okula gidemediklerini veya sağlık desteği alamadıklarını, veya ailelerin üçüncü ülkelerde mahsur kaldıklarına şahit olduk. Bu gibi problemler iltica davalarının hızlanmasını talep etmek için zemin hazırlar.

Böyle nedenler ile hızlandırma talebinde bulunacaksanız, söz konusu problemlerin ispat edilmesi şarttır. Bu ispatlar doktordan sağlık sorunu veya bir hasar olduğuna dair rapor almak veya bir aile bireyinin saldırıya veya tehdide uğradığına dair polis raporu almak gibi farklı yollardan sağlanabilir. Çocuğunuz okula gidemiyor ise öğretmeninden okula katılamadığına dair bir mektup da geçerli olabilir. Aile bireylerinin yaşadıkları zorlukları kendileri yazmaları veya sorunları bilen başka kişiler tarafından yaşananları yazmaları da kabul görmektedir.

Davanız için gerekli belgeler tamamlandıktan ve süreci hızlandırmak için yeterli ispatları bir araya getirildikten sonra, talebinizi ve ispatlarınızı iltica ofisine iletmeniz gerekmektedir. İltica ofisinize ulaşarak prosedür hakkında bilgi alabilirsiniz.

İltica davalarını hızlandırma süreciyle alakalı son bir not: Dava süreçlerini hızlandırmak için olan mevcut sistem tutarlı değildir, güçlü bir talep reddedilebilir veya zayıf bir talep onay görebilir. Bu yüzden hızlandırma süreçlerinde rastgele gelişen durumlar olduğunu söyleyebiliriz. Tabi ki bununla birlikte, hızlandırma talep etmediğiniz sürece davanızda herhangi bir hızlandırma söz konusu da olmayacaktır. Eğer ilk hızlandırma talebiniz reddedilir ise, gerekli ispatları toparlayıp tekrar hızlandırma süreci için başvuru yapabilirsiniz.

İltica davalarını hızlandırmak talebinizi değerlendiren kişiye bağlı olarak zordur, fakat geride kalan aile bireyleriniz zor durumda ise, hızlandırma için iltica ofisine başvurmanıza değecektir.

 

posted in: Göçmenlik Basvuru Sureci, Göçmenlik Haberleri, İltica
İltica Soruları – İltica İfadesi Nasıl Hazırlanır?

Aşağıda vasat bir şekilde yazılmış iltica idafeden bir paragraf örneği gösterilecektir.

Uydurulmuş, fakat gerçeğe yakın, detayların eksik olduğu yazılı ve yeminli beyan örneği:

Şubat 15, 2010 tarihinde evimde tutuklandım. Karakola götürüldüm. Orada sorguya çekildim ve dayak yedim.

Eğer avukatlık büromuza bu dava yönlendirilmiş olsa (mesela başvuran şahısın iltica ofisi tarafından mahkemeye yönlendirilmesi sonucu), bu yazılan cümle boşa çıkacaktır. İlticaya başvuran kişinin kim tarafından tutuklandığını ve tutuklanırken herhangi bir tanık olup olmadığını bilmemiz şarttır. Ayrıca, başvuran kişiyi karakola kim götürdü? Oraya nasıl ulaştı? Başvuru sahibini kim sorguya çekti? Kaç defa sorguya alındı? Kendisine kim fiziksel şiddet gösterdi? Kaç defa fiziksel şiddete maruz kaldı? Ne gibi darbeler aldı? Kendisine vurulurken bir şey söyledi mi? Sorguya çeken şahıs veya şahıslar kendisine bir şey söyledi mi? Her zaman soruların cevaplarını kim, ne, nerede, ne zaman ve neden şeklinde cevaplamaya dikkat edin. Aşağıdaki metinde az önceki beyannamenin (kısaltılmış versiyonu) nasıl tekrar yazılabileceğini belirtiyoruz:

Şubat 15, 2010 tarihinde üç asker evime geldi. Babam kendilerine kapıyı açtı. Grubun lideri babama beni kapıya getirmesini emretti. Kapıya geldiğimde askerler beni kelepçeleyip Central Karakolu’na arabayla götürdüler. Karakolda beni 10 kişiyle beraber bir nezarete kapattılar. Bir saat sonra bir gardiyan beni ufak bir ofise götürdü. Odanın içerisinde iki asker ayakta bekliyordu ve bir güvenlik görevlisi masanın arkasında oturuyordu. Görevli oturmamı emretti. Kendisi bir protesto gösterisine neden katıldığımı sordu. Hiçbir protestoya katılmadığımı söylediğimde yüzüme sert bir şekilde tokat attı. Burnum kanamaya başladı.

Bu idadenin açık ve anlaşılır bir şekilde belli bir olayı anlatmıştır ve iltica başvurularında gerekli detaylar bunlardır.

 

posted in: Göçmenlik Haberleri, İltica
İltica Davasını Kazanma Şansı Nedir?

İlticaya başvurmak isteyen kişilerden ilk görüşmede muhtemelen en çok duyduğum soru davalarının kazanılma şansının ne kadar yüksek olduğudur. Bu soru anlaşılabilir bir sorudur. İnsanlar bir şey için çaba göstermeye başlamadan önce başarı oranlarının yüzdesini bilmek isterler. Problem ise bu soruyu cevaplamanın imkansız olmasıdır. Peki neden?

Bu davanın başarısı hakkında hiçbir şey bilmediğimiz anlamına gelmez. İltica davaları için yargıçların onay oranlarını belirten datalar mevcuttur. http://trac.syr.edu/immigration/reports/judgereports/

İltica davasının başında, avukat müvekkilin gerekli ispatları sunabileceğini, ifadesini hatırlayabileceğini, veya bir tanığın nasıl davranacağını bilemeyebilir. Bununla birlikte, avukat delilleri inceleyecek kişinin kim olduğunu bilmeyebilir (göçmenlik davalarında genelde önceden bilinir, fakat iltica davalarında mülakat gününe kadar bilinmez). Ayrıca, ya delilleri inceleyecek kişi dava gününde iyi veya kötü bir ruh hali içerisinde ise?

Tabi ki, bütün bunlar çok genel düşünceler olmakla birlikte kişinin iltica davasının sonucuyla doğrudan bağlantılı olduğu anlamına gelmez.

Bir avukat olarak, iltica davalarının geneliyle ilgili bilgi sahibi olduktan sonra müvekkile dava sonucu ile ilgili az çok bir bilgi verebilirim. Örneğin, güçlü bir dava ile zayıf bir dava arasındaki farkı anlayabilirim. Eğer müvekkil korunmuş bölge içerisinde zulüm ve eziyete maruz kaldıysa ve gelecekte potansiyel zararla karşı karşıya ise, müvekkilin davası güçlüdür. Bu durumda müvekkile söyleyeceğim en çok şudur: ‘’Eğer yargıç veya iltica memuru doğruyu söylediğinize inanırsa davayı kazanacaksınızdır’’. Bununla birlikte, müvekkile aynı zamanda iltica beyannamesiyle tutarlı ifade verdiğinde yargıç veya iltica memurunun kendisine inanmasının yüksek bir ihtimal olacağını söylerim.

Her avukat işini farklı şekillerde yapar, ve muhtemelen gerçekle ümidi dengeleyecek birçok ‘’doğru’’ yol vardır. Size iltica davanızı kazanmanızı ‘’garantileyecek’’ avukat, uzak durmanız gereken bir avukattır. Hiçbir avukat kazanacağınızın garantisini veremez çünkü kararları biz değil, devlet vermektedir. Ayrıca, şüpheli vaatlerde bulunan avukatlar (‘’Yargıçla iyi arkadaşım, size daha hızlı bir şekilde mahkeme günü ayarlayabilirim’’) muhtemelen para kazanmak için size yalan söyleyen avukatlardır. Dikkat edin, ve gerçek olamayacak kadar güzel olan vaatlerin muhtemelen gerçek olmadığını aklınızdan çıkarmayın. Kusurları olsa da, Amerikan göçmenlik sistemi görevi kötüye kullanmaktan büyük oranda uzak durmaktadır.

Avukatların yargıçlarla dava sonuçlarını değiştirebilecek veya süreci hızlandırmaya yarayacak özel ilişkileri yoktur.

Bu yüzden olası bir müvekkilim bana davasının başarıyla sonuçlanma ihtimallerini sorduğunda, ona verebileceğim en iyi değerlendirmeyi veririm çünkü müvekkilimin ilticaya başvurup başvurmayacağı konusunda bilgili bir şahıs olarak karar vermesini isterim. Davanın zayıf olduğu yerlere dikkat çekerek arkadaş veya aile bireylerinden beyanname toplayarak ilticanın kazanılması ihtimalini yükseltmeye çalışırım.

 

 

posted in: Çalışma Yoluyla Göçmenlik, H1b, İltica
Başkan Trump İltica Programlarının Geleceğini Nasıl Değiştirir

İnsanlar oylarını kullandı. Donald Trump Amerika Birleşik Devletleri’nin başkanı seçildi. Ofise cumhuriyetçi parti ve cumhuriyet senatosuyla giriş yapacak. Kendisi tüm kanunları yetkisi altına alacak güce sahip olmamakla birlikte, birçok yasama organını ve poliçeleri yürürlüğe sokacak yetkiye sahip olacaktır. Peki bu durumda ilticaya başvurmak isteyenler, başvurmuş olanlar, ve sığınma talebi edenleri neler beklemektedir?

Trump’ın yönetimi Amerika Birleşik Devletleri’nde ilticaya başvuran kişileri olumsuz yönde etkileyecek mi?

Aşağıdaki metinde oluşabilecek birkaç durumu değerlendireceğiz, fakat gerçek Trump’ın yönetiminin Amerika Birleşik Devletleri’nde ilticaya başvuranların iltica davalarında herhangi bir değişiklik olmayacağı doğrultusundadır. İltica memurları bürokratlardan oluşmakta olup, görevleri ne ise geçmişte olduğu gibi yapmaya devam edeceklerdir. Davalara geçmişte nasıl yaklaşıyorlarsa aynı şekilde hükmetmeye devam edeceklerdir. Trump yönetimi göçmenlik yargıçlarını kontrol etmek gibi bir hakka sahip değillerdir ve iltica davalarında son kararı sadece onlar verebilirler.

Amerika Birleşik Devletleri Sınırları İçerisinde Olan Sığınmacı ve Mülteciler: Her şeyden önce, bu ülkenin sınırları içerisinde yasal olarak kalan insanları ülkeden sürgün etmek, ülkeye girmeye çalışan insanları engellemekten çok daha zordur. Bu insanların anayasal olarak hukuk kuralları gereğince durumlarının değerlendirilmesi şart koşulur. Bu demek oluyor ki, yasal prosedür görülmeden Amerika’dan gönderilmeleri söz konusu olamaz. Günümüzde bu prosedürün işlenmesi, davanın göçmen yargıcına sunularak incelenmesini talep etmesi ve yargıcın kişinin Amerika Birleşik Devletleri’nde kalması için uygun olup olmadığını değerlendirmesinden oluşmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri tarafından önceden kanunlar gereği koruma altına alınan şahısların (bu kanunlar birçok uluslararası anlaşmaların onayına dayanmaktadır) ülkeden kolayca sürgün edilebilmesi söz konusu değildir. Kendilerini Amerika sınırlarından çıkarmak uzun bir prosedür olmakla birlikte, güncel kanunlar gereği koruma altına alınan şahıslar sürgün edilemez.

İltica yasaları üzerinde değişiklik bile yapılsa, Amerika Birleşik Devletleri’nin ülke sınırları içerisinde olan kişileri korumak için birçok farklı yasaları vardır. Örneğin, Birleşmiş Milletler İşkenceyle Mücadele Sözleşmesi’nin tanımıyla kendilerine zarar gelmesinden korkan bireyler, bu antlaşmaya dayanarak haklarını savunabilirler.

Daha uzun süre zarfları içerisinde burada olan kişiler başka yasalarla kendilerini koruma altına alabilirler. Örneğin, sürgünün iptali veya aile bireylerine dayanarak statü değişikliğine başvurabilirler. Kısaca, Amerika sınırları içerisinde olan bireyleri korumak için birçok kanun vardır ve sürgün edilmeleri için prosedür başlatıldığı takdirde bahsi geçen kanunlar sürgün etme çabalarını yüksek ihtimalle boşa çıkaracaktır. Bu kişilerin Amerika’yı terk etmeye zorlanması için kanunlarda kapsamlı değişiklik yapılmaya kalkılması, birleşmiş kongre eylemini gerektirmektedir ve bu olasılık oldukça düşüktür.

İltica Davaları Devam Etmekte Olan Şahıslar: Amerika sınırları içerisinde iltica davalarının sonuçlanmasını bekleyen şahıslar için de kanunlara uygun prosedürün uygulanması şart koşulmaktadır. Göçmenlik yargıçları Amerika Birleşik Devletleri’nde kalmalarının uygun olmadığına karar verene kadar kendilerinin sürgün edilmesi söz konusu olamaz. Güncel kanunlara göre, geneli Müslüman olan ülkelerden gelen kişiler bile bu kanunların koruması altındadır, çünkü bu kanunlar ülke içerisinde ve uluslararası olarak insan haklarını temsil eder. Başkan Trump hukukun bu alanında kapsamlı değişiklik yapacak desteğe sahip değildir.

İltica davaları devam etmekte olan kişilerin asıl endişe duyacağı şey, Trump yönetiminin iltica sistemi için kullanılan kaynakları ne derece bölüştüreceğidir. Şüphem göçmenlik mahkemelerinin (şahısları sürgün etmek gibi aynı zamanda da kalmalarına karar verebilecek kanunların yürütüldüğü mahkemeler) kaynaklarının fazlalaştırılacağı yönündedir. Onaylayıcı İltica Sistemi’ne optimist şekilde yaklaşmıyorum, bu sistem Amerika sınırları içerisinde ülkelerine dönerlerse zulüm ve eziyete maruz kalacaklarından korkan insanların davalarını inceleyen iltica ofislerini kapsamaktadır. Onaylayıcı İltica Sistemi halihazırda uzun gecikmeler yaşamaktadır. Eğer yeni yönetim bu sistemin kaynaklarını keserse, proses giderek uzayacaktır.